Yazılıkaya Boğazkale Çorum

Son yıllarda beni bir Hititler merakı sardı. 2 sene önce Buket Uzuner‘in yazdığı Toprak – Uyumsuz Defne Kaman’ın Maceraları kitabıyla bu merakım başladı. Biraz da utancımdan çünkü benim için keşfetmek nedense hep yurt dışı seyahatiydi. 2014 yılından beri fırsat buldukça Anadolu’yu geziyorum. Toprak’ı okuduktan sonra internetten araştırıp fotoğraflarını incelediğim Yazılıkaya’ya 2017 yılında gitmek nasip oldu….

Okumaya devam et

Alâ Söğüş ve Meyhane Çeşme

Kasım 2016’da Veloturk Gran Fondo için Çeşme’ye gittiğimizde yarış sonrası Alâ Söğüş ve Meyhane’ye gittik. Çeşme Çarşı içinde minicik bir yer ama lezzet büyük. Sahibinin ismini hatırlamıyorum ama çok hoş bir hanımefendi ve mutfakta bizzat o var. Tabii böyle olunca çıkan mezeler ve yemekler çok lezzetli. Hayatımın ilk kuzu kelle söğüşünü burada yedim ve bayıldım. Ben…

Okumaya devam et

Veloturk Gran Fondo Çeşme 2016

Amatör bisikletçilerin koştuğu uzun yol bisiklet yarışlarına Gran Fondo deniyor. Bir spor müsabakası olmasının yanı sıra bir sosyal sorumluluk hareketi kapsamında bisikletçiler bir araya geliyorlar. Mesafelere göre ‘Gran Fondo’, ‘Mezzo Fondo’ ve ‘Fondo’ olarak değişiyor. Avrupa’da koşulan bazı gran fondolar ise şöyle; Follina İtalya’daki Prosecco Cycling Classic, Bagneres de Luchon Fransa’daki La Ronde Picarde ve Santarém Portekiz’deki Tejo e Serras…

Okumaya devam et

Turgutreis Bodrum’da Yoga

Bu sene Temmuz ayında sevgili dostum Gülfem’in Turgutreis Bodrum’daki evinde kalıyorum. Bu tatilde sadece yüzmeyi hedeflemiştim ancak geldiğim hafta sitedeki 2-3 kadın toplanıp yoga yapacaklarını öğrenince hemen onların gruba dahil oldum. Gümüşlük’te yaşayan sevgili Menekşe Kahraman eşliğinde haftada bir yoga yaptık. Geçmiş yazılarımdan biliyorsunuz, ben farklı hocalarla yoga yapmayı çok seviyorum. Her hocanın kendine göre…

Okumaya devam et

Caddebostan Sahili’nde Piknik

Seneler önce DHL’in hediye ettiği piknik sepeti evimin baş köşesinde durur. Ancak gerçek anlamda 1 defa kullanmışlığım vardır. Nur ve Seçil ile Caddebostan Sahili’nde piknik yapmaya karar verince dedim, bu sefer onu da götürebilirim. Artık biliyorsunuz, benim Katunun önünde kocaman bir sepeti var. Bu sepet de tam ona uydu, hatta yanına bir çantacık daha koydum….

Okumaya devam et

Sarıyer’de Sandal Sefası

Yine geçmişten bir yazı ile karşınızdayım. Ama çok tatlı bir gündü, mutlaka burada yerini alması gerekiyordu. 26 Kasım 2016 Pazar sabahı, benim bisiklet ekibi Uçan Tenekeler ilk önce Kadıköy’deki Beşiktaş İskelesi’nde, daha sonra tam kadro Beşiktaş’taki Üsküdar İskelesi’nde buluşup Sarıyer’e doğru yola koyulduk. İlk önce Beşiktaş’ta kahvaltı ettik. Kahvaltı ettiğimiz yer bol merdivenli ve bisikletleri…

Okumaya devam et

Evde Şarap Yapımı

Hayatımın ilk şarabını 2016 yılında yaptım. Her şeyin ilkinde olduğu gibi bu üretimde de tecrübesizlikten dolayı aksaklıklar oldu ama 2017 yılında bunların çoğunu gidereceğiz. Yine de çok güzel bir anı olduğu için burada anlatmak istiyorum. 2017’deki farklılıkları da artık o yazıda yazarım inşallah. Bu arada önemli bir konuyu burada yazmak isterim. Ev yapımı şarap satışı…

Okumaya devam et

Sığırcılı Köyü Uzunköprü Edirne

Bir önceki yazımda Sığırcılı Köyü’ndeki üzüm bağlarını yazmıştım. Ama bu köyde sadece üzüm bağları yok, o kadar bereketli toprak ki ne ekseniz çıkıyor. Trakya ile İtalya’daki Toscana birbirine çok benziyor. Aradaki çok büyük fark, İtalyanlar orayı cennete çevirip, tüm dünyaya pazarlayıp turizmden büyük gelir elde ediyor. Türkler ise Trakya’yı sanayi bölgesi yapıp, o bereketli toprakları,…

Okumaya devam et

Sığırcılı Köyü Üzüm Bağları – Uzunköprü Edirne

Geçen sene 2016 bağbozumu için Seçil ile birlikte kalktık Edirne Uzunköprü’deki Sığırcılı Köyü’ne gittik. Sığırcılı Köyü tam Yunanistan sınırında, Meriç Nehri iki ülkeyi ayırıyor. Biz bir Pazar sabahı üzümleri topladığımızdan yan köyde pazar ayini vardı. O kadar yakın yani, keşke sınırlar olmasa da gidip o köyde de bir frappe içebildik. Bir dahaki sefere onu da…

Okumaya devam et

Selimiye Camii

Osmanlı-Türk sanatının  en önemli eserlerinden olan, Mimar Sinan’ın 80 yaşında yaptığı ve “ustalık eserim” dediği Selimiye Camii, sadece Türk mimarlığının değil dünya mimarlık tarihinin en önemli eserlerinden birisidir. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü kurucusu Ernst Diez bu camii için şunları söyler, “Selimiye; mekan büyüklük, yükseklik, topluluk ve ışık etkisi bakımından yeryüzündeki bütün yapılardan üstündür.” 29…

Okumaya devam et