Veloturk Gran Fondo Çeşme 2016

Amatör bisikletçilerin koştuğu uzun yol bisiklet yarışlarına Gran Fondo deniyor. Bir spor müsabakası olmasının yanı sıra bir sosyal sorumluluk hareketi kapsamında bisikletçiler bir araya geliyorlar. Mesafelere göre ‘Gran Fondo’, ‘Mezzo Fondo’ ve ‘Fondo’ olarak değişiyor. Avrupa’da koşulan bazı gran fondolar ise şöyle; Follina İtalya’daki Prosecco Cycling Classic, Bagneres de Luchon Fransa’daki La Ronde Picarde ve Santarém Portekiz’deki Tejo e Serras…

Okumaya devam et

Evde Şarap Yapımı

Hayatımın ilk şarabını 2016 yılında yaptım. Her şeyin ilkinde olduğu gibi bu üretimde de tecrübesizlikten dolayı aksaklıklar oldu ama 2017 yılında bunların çoğunu gidereceğiz. Yine de çok güzel bir anı olduğu için burada anlatmak istiyorum. 2017’deki farklılıkları da artık o yazıda yazarım inşallah. Bu arada önemli bir konuyu burada yazmak isterim. Ev yapımı şarap satışı…

Okumaya devam et

Sığırcılı Köyü Üzüm Bağları – Uzunköprü Edirne

Geçen sene 2016 bağbozumu için Seçil ile birlikte kalktık Edirne Uzunköprü’deki Sığırcılı Köyü’ne gittik. Sığırcılı Köyü tam Yunanistan sınırında, Meriç Nehri iki ülkeyi ayırıyor. Biz bir Pazar sabahı üzümleri topladığımızdan yan köyde pazar ayini vardı. O kadar yakın yani, keşke sınırlar olmasa da gidip o köyde de bir frappe içebildik. Bir dahaki sefere onu da…

Okumaya devam et

Karadeniz’de Çay Topladık

Eveeet, Karadeniz’e gitme sebebimiz olan çay toplama yazıma sonunda gelmiş bulunuyorum. Emine Abla ve ailesi olarak Sümer Köyü Hazara’dan kalktık, Ğonçot’a gittik, çay topladık. Normalde Karadeniz düzlük bir arazi yapısına sahip olmadığından çaylar hep bayırda yetişiyor ancak bizi kolay olsun diye bir düzlüğe götürdüler. Çay toplama makası büyük kolaylık, pıt pıt topluyorsunuz. Makasın torbası hemen…

Okumaya devam et

Ev Yapımı Ekmek

19 Mayıs gecesi Sümer Köyü’ne geldik ve hemen yattık uyuduk. Sabah kalktık, kapıda Emine Abla ve elinde yeni yaptığı ekmeği ve armut pekmezi. Yemelere doyamadık tabii. Sağolsun Emine Abla bize yapmayı da öğretti, sonraki gün kuzine ateşinde kendi ekmeğimizi kendimiz yaptık. Tabii orada yok tam buğday unu, keçiboynuzu unu falan yok, bildiğimiz beyaz un ve…

Okumaya devam et

San Sebastian Usulü Cheesecake Tarifi

Ay hep NY usulü cheesecake mi yiyeceğiz a dostlarım, buyrun size farklı bir lezzet. Cheesecake yerine rahmetli Arman Kırım gibi peynir keki diyebilir miyim? Derim, o zaman başlıyoruz. Böyle bir peynir kekinin varlığından Kasım 2016’da sosyal medya işlerini yaptığım Sirha İstanbul Fuarı’ndaki bir standda haberim oldu. Şimdilerde o markayı protesto ettiğim için maalesef adını buraya…

Okumaya devam et

Caddebostan Sahili’nde Sandal Sefası

1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı, plansız programsız olarak biz de bu bayramı denizde kutladık, hem de Marmara Denizi’nde, yani evimizin önündeki denizde. Caddebostan Sahili’nden hiç denize girdim mi? Hatırlamadığıma göre girmemişim. 2 sene önce Sedef Adası’ndan girmiştim ama denizanası dolu olduğundan sayılmaz. Geçen sene niyet etmiştim ancak Kurbağalı Dere islah edildiğinden deniz çok pisti….

Okumaya devam et

İstanbul Caz Festivali 2017 ve Kadıköy’de Gece Gezmesi

İstanbul Caz Festivali kapsamında Kadıköy’de düzenlenen Gece Gezmesi‘ne hep katılmak isterdim. Benim bisiklet ekibi Latta Volante’den Zühal mesaj atınca biz de hemen bilet aldık. 6 Temmuz 2017 Perşembe gecesi Kadıköy pek bir hareketliydi. Bileklerinde Gece Gezmesi bilekliği olanlar konserden konsere koşuyordu. Öncelikle tüm konserlere gitmeniz pek mümkün değil. Mesafeler bayağı uzak, ben bisikletle katıldım, size de tavsiye…

Okumaya devam et

Böyle Olur Bisikletlilerin Kahvaltısı

Bisiklet grubum Latta Volante bu sene çok bereketli, 2 çiftimizi evlendirdik. Sevil ve Kerem evlenmeden önce de bizi hep kahvaltıya davet ederlerdi ama kısmet 6 Temmuz 2017 Perşembe sabahıymış. Seçil ve Nur ile Ayrılık Çeşmesi’nde buluşmak üzere sözleştik. Tabii yazmama gerek yok, hepimiz evlerimizden bisikletlerimizle geleceğiz. Nur Bağdat Caddesi’nden, ben de Minibüs Caddesi’nden geldim. Bisiklete…

Okumaya devam et

Başak’s Ceramic Art ile İkinci Ders

Mayıs ayının sonunda Başak ile yaptığımız ilk dersi burada yazmıştım. O yaptığımız eserler fırınlandı ve ikinci aşama olan sırlanma dersimize sıra geldi. Seramikleri sırlamak işin en zor ve sanatçının kendini gösterdiği yermiş. En azından ben öyle anladım. Hatta burada bir anımı anlatmak isterim. Bir gün Başak’ın evindeyiz, sehpa üzerinde de bir sürü obje var. Ben…

Okumaya devam et