“Hayır!” Diyebilmenin Dayanılmaz Hafifliği

Yapmak istemediğiniz bir şeye ne kadar sıklıkta “Hayır” cevabı veriyorsunuz? “Hayır” cevabını vermek neden bu kadar zor? Genellikle gazetelerin İnsan Kaynakları eklerinde bu konu işlenir ama ben iş hayatında değil, özel hayatta “Hayır!” diyebilmenin hafifliğine değineceğim.

Kabul ediyorum, bizim kültürümüz de buna pek müsait değil. Öyle canının istemediği her şeye “Hayır, istemiyorum!” diyemiyorsun. Ayşe darılır, Nezihe Teyze alınır, Hakan’a çok ayıp olur gibi mazeretlerle istemediğimiz şeyleri yapabiliyoruz. Ancak ben net olarak istediğini ve istemediğini ifade eden kişilerden daha çok keyif alıyorum.

 

Peki ben nasıl davranıyorum? Eskiden nasıldım, şimdi nasıl vicdan azabı duymadan “Hayır” diyebiliyorum? 

Paulo Coelho Quote
“Başkalarına ‘Evet’ derken kendinize ‘Hayır’ demediğinizden emin olun” Paulo Coelho

 

Öncelikle “Hayır!” cevabını verebilmeyi öğrenmeniz gerekiyor. Kuzey Avrupa’da yaşamadığımızdan direkt “Hayır!” cevabı vermek çoğu durumda sevimsiz kaçabiliyor. Bana yapılan teklifi reddetmemin sebebini net olarak açıklayarak başlıyorum.

Örneğin, bir dostunuz sizi cuma akşamı suşi yemeğe davet ediyor. Anlık geliştirdiği bir plan. Sadece ikiniz çıkacaksınız ve yemek yiyip eve döneceksiniz. Ama bir sorun var, siz cuma akşamını evde oturarak ve belki film seyrederek geçirmek istiyorsunuz. Hem suşiyi de o kadar sevmiyorsunuz.

Eskiden olsa ık-mık eder, “Akşama konuşalım, belki gelirim” gibi net olmayan cevaplar verirdim. Gitmeye hevesli olmadığımdan, son dakikada bir mazeret çıkartıp gitmezdim. Vicdanım yine rahatsız olurdu ama benim istediğim olduğundan sevinirdim. Eğer çok ısrar edilmişse, istemeye istemeye giderdim. Sanırım İtalya’da geçirdiğim dört yıl beni çok değiştirdi. Oradan döndükten sonra artık böyle değilim. Ben bu durumda direkt olarak gelemeyeceğimi, akşam evde TV izlemek istediğimi söylüyorum.

Başlarda bunu çat diye söyleyebilmek gerçekten çok zor. Zaten karşı taraf genelde hayır teklifini kabul etmez ve ısrar etmeye başlar. Ancak istemediğiniz bir yere gidip bütün gece surat asacağınıza, o arkadaşınıza doğruyu söylemek daha dürüst bir hareket. Sizin asık suratınızı çekeceğine gider bir başkasına sorar. Zaten zamanla dostlarınız da sizin bu dürüstlüğünüzden ve samimiyetinizden memnun olacaklardır. Ben hayır dediğim zamanlarda, arkadaşlarımın gönlünü almak için ya bir kahvaltı ya da beraber başka bir plan yapmayı teklif ediyorum. Yani negatif cevabı pozitif bir şekilde veriyorum. Eğer ısrar devam ederse en fazla üç defa nedeninizi tekrarlayın. Eğer hala ısrar devam ediyorsa yapacak bir şey yok, işiniz olduğunu ve telefonu kapatmanız gerektiğini söyleyin.

Pope Benedict XVI. condoms
Pope Benedict XVI. hayır diyorsa siz neden hayır demiyorsunuz? 🙂

 

Bana “Hayır” cevabı verenlere kesinlikle alınmıyorum?

Öncelikle benim müessese “Teklif var, ısrar yok” üzerine kurulu. Yani “Hayır” derken ısrar bekleyenlere benden ekmek çıkmıyor. ‘Yarın spora gidelim mi?’ diye sorduğum arkadaşımın cevabı “Hayır” ise kesinlikle ısrar etmiyorum. Başka zaman gideriz diyorum. Neden ama, gidelim yaa, bak alınırım, küserim, ölümü gör, cesetimi çiğne … gibi şeyler benim ağzımdan çıkmıyor 🙂 ‘Belki gelirim’ cevabını alıp son dakikada ekilmek yerine, baştan “Hayır” cevabı almak size de saygı duyulduğunun göstergesidir.

Lütfen sizler de istemediğiniz bir şeyi yapmayın. hem kendinize olan saygınızdan hem de karşınızdakine olan saygınızdan dolayı reddedin. Hepinizi çok seviyorum!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir